Teknoloji
Giriş Tarihi : 11-06-2021 04:08   Güncelleme : 11-06-2021 04:08

AİLE ŞİRKETLERİNİN YÜZDE 3’Ü DÖRDÜNCÜ KUŞAĞI GÖRÜYOR

Aile Şirketlerinde Sürdürülebilirliğin Anahtarı:  Kurumsallaşma Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi AOSB Bölge Müdürlüğü bünyesinde, sanayiciler ve çalışanlarına eğitim desteği sağlayan AOSB Akademi’de, “Aile Şirketlerin de Aile Anayasası Hazırlama ve Uygulama” konulu eğitim online olarak verildi

AİLE ŞİRKETLERİNİN YÜZDE 3’Ü DÖRDÜNCÜ KUŞAĞI GÖRÜYOR

Aile Şirketlerinde Sürdürülebilirliğin Anahtarı:  Kurumsallaşma

Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi AOSB Bölge Müdürlüğü bünyesinde, sanayiciler ve çalışanlarına eğitim desteği sağlayan AOSB Akademi’de, “Aile Şirketlerin de Aile Anayasası Hazırlama ve Uygulama” konulu eğitim online olarak verildi.

Yönetim, psikoloji, kişisel gelişim, davranış bilimleri, kalite yönetim sistemleri alanlarında eğitimler veren Hukukçu Eğitmen  İlker Kaldı, “Dünya’da ve Türkiye’de Aile Şirketlerine Genel Bakış” değerlendirmesiyle başladığı sunumunda, aile şirketlerinin ayakta kalması için nelerin yapılması gerektiğini anlattı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne kayıtlı şirketlerden yüzde 95’inin, Küçük ve Orta Ölçekli işletmelerin yüzde 98,8’inin aile şirketi olduğunu vurgulayan Kaldı, “Bu şirketlerin yüzde 30’u ikinci kuşağa, yüzde 12’si üçüncü kuşağa, yüzde 3’ü ise dördüncü kuşağa kadar yaşayabiliyor.” dedi.

Aile şirketlerinde katı bir hiyerarşi bulunmadığını, bürokrasinin az, hızlı karar alınabilen yapılarının bulunduğunu vurgulayan İlker Kaldı, “Aile şirketleri ayrıca esnek ve değişime çabuk uyum sağlayan bir yapıya sahiptir. Krizleri çabuk ve az hasarla atlatabiliyor.

Aile içi dayanışma ve “biz” bilinci bu  şirketleri güçlü kılıyor.  Müşteri memnuniyetine ve ürün ya da hizmet kalitesine çok önem veriliyor.” diye konuştu.

Aile şirketlerindeki en büyük dezavantaj ise yetersiz ve zayıf yönetim anlayışı ve aile ile iş ilişkilerinde dengenin kurulmaması, devir planlaması yapılmaması olduğunu vurgulayan İlker Kaldı, aile şirketlerinde sürdürülebilirliğin anahtarının ise “Kurumsallaşma ve Aile Anayasası” olduğunu vurguladı.

Kurumsallaşmanın önemli olduğunu ancak, bunun  şirket içindeki amatör ruhu yok etmemesi gerektiğini belirten İlker Kaldı,  “Kurumsallaşma; şirketin kişilere değil, kurallara, standartlara uygun biçimde sistemli çalışabilecek bir organizasyon haline gelebilmesidir.” diyerek, kurumsallaşmanın önündeki engellerin ise kurucunun vizyonu ve tavrı, aile içi ilişkilerle şirket içi ilişkilerin karışması ile kuralların aile tarafından ihlali olduğunu ifade etti.

AİLE ANAYASASI

Kural ihlalinin ancak “Aile Anayasası” ile önüne geçilebileceğini belirten İlker Kaldı, “Aile Anayasası; ailenin şirket ile olan ilişkilerini düzenleyen yazılı kurallar ve ilkelerdir.” dedi.

Başarının sırlarından söz ederken, öncelikle profesyonelliğin içe sindirilmesi ve tüccar zihniyetinin terk edilmesi gerektiğinin altını çizen İlker Kaldı, sözlerini Charles Darwin’in“Hayatta kalmayı canlıların en güçlüsü ya da en zekisi değil, değişime en iyi ayak uyduranı başarır.” sözüyle tamamladıktan sonra, katılımcıların sorularını yanıtladı.